| Home | Kılavuzlar | Links | Technical Notes |

USDA GIMDILDI HAA!

Olayı anlatan: Fırat KOLOğLU

Tahsin Özyüksel’in yani Silo'nun av meraklısı olduğunu
bilen ve Sanat Okulu’nda iken yanında çalışan Abdinur
ava merak salar ve Silo’ya:

-Usta, beni de birgün ava giderken götür, ben de
göreyim,

-Bu Pazar gün ağarmadan saat 4.00’de bizim eve gel,
gidelim. "

Anlaşitklari gibi pazar günü Silo ve av arkadaşi
erkenden Silo’nun motosikleti ile ördek avi için
Gölcük’e dogru yola çikarlar. Gölün Sivrice
tarafindaki sazlik ve bataklik kiyiya gelince,
motordan iner ve kayalarin arasinda kendilerine bir
yer seçerler. Silo avini rahatça görebilecek ve
saklanabilecek bir kayaya yerleşir. Arkadaşi da
Silo’nun talimatina uyarak karanlikta kayalar arasinda
el yordami ile bir yer hazirlar ve sessizce beklemeye
başlar. Henüz ördekler sazliga gelmemişlerdir. Ava ilk
defa gelen arkadaşina Silo:

-Sakın yerinden kımıldama, sesini de çıkarma. Ben
tüfeği ateşleyene kadar öylece bekle. Ördekler ürküp
kaçarlarsa akşamdan önce tekrar buraya gelmezler.
Beklememiz de boşa gider. Eğer sesini çıkarırsan seni
vururum,diye arkadaşına sert ve kesin bir direktif
verir.

Ne de olsa Silo Sanat Okulu’nun tesviye atölyesinde
hoca, av arkadaşi da onun yardimcisi ve talebesidir.
Ayrica Silo biraz cinlidir, kizdi mi yapar dedigini.

Bu arada mevsim, ilkbahardır, havalar iyice ısınmaya,
yılanlar da uyanmaya başlamışlardır.

Ördekler yavaş yavaş sazliga inmeye başlarlar. Silo
sazligin iyice ördeklerle dolmasini beklemektedir. Tam
bu sirada Silo’nun arkadaşi Abdinur fisilti ile:

-Usda gımıli ha!... Diye Silo’ya seslenince, tetikte
avını bekleyen Silo:

-Sus ulan, bir daha konuşursan...

Abdinur’u susturur. Üç saattir tetikte bekleyen Silo
gene ördeklerin gelmesini beklemeye başlar. Aradan
yarim saat geçer. Abdinur bir daha Silo’ya,
yalvarircasina:

-Usda eyice gımili haa!

Diye fısıldayınca Silo:

-Ulan benim gözüm kör mü? Ben de görim, kes sesini.

Hava yavaş yavaş agarmaya başlar, ördekler toplaninca
Silo ördek toplulugunun tam ortasina dogru ateş eder
etmez, arkadaşi da elinde bir metre uzunlugunda kara
bir yilanla yerinden firlayarak, yilani şiddetli bir
şekilde yere vurur ve yilanin belini kirar. Silo
yilani görünce şaşirir kalir.

Mesele şudur: Abdinur karanlikta yerleştigi yerde
üstüne oturdugu kayanin biraz altinda yumuşak ve
oynayan bir yilan oldugunu fark edince Silo’ya “Usda
gimili haa!” diye haber vermiş. Fakat Silo bagirip
tehdit edince üstüne oturdugu ve bacaklarinin arasinda
kafasini çikaran yilanin başini altinda sikica tutarak
sikip, öylece beklemekteymiş. Silo ördeklere ateş
edinceye kadar Abdinur da korkudan yilani sika sika en
az bir saat, bir tarafta silah bir tarafta da yilan
tehlikesiyle korkulu dakikalar geçirmiş.

Silo ise o gımili dediğinde gelip giden ördekler için
gımili dediğini sanıp ona bağırıp susturuyormuş.



Kaynak: Kürsü Başi Dergisi


Go Back to Uysal-Walker Archive of Turkish Oral Narrative
Uysal Walker Türk Öykürleri Sandığı'na Geri Dönüş

Copyright © 2008-2009. Southwest Collection / Special Collections Library
Texas Tech University, Lubbock, Texas